galiba alışıyor gözlerim bozbulanık sularda kendimi bulmaya, belki kader belki değil; önemini yitiriyor adı bir zaman sonra.
alışıyorum karanlıkta kendime doğmaya, kızarak öfkelenerek; zaman zaman düşerek hatta, alıştım galiba her düşüşten sonra kendimle doğrulmaya.
gücenik kaldı zayıf yanlarım, üzgünler evet hatta haklılar da… sanırım alıştım kendi dizimde ağlamaya.
Tekliğe yakıştı bedenim, ruhum takip etti safça. Ne bilsin sayı saymaları, arta kaldı çoklarda.
Gürültü kafamdaymış, ayrılmışım toplu meclislerden, alıştım tek kişilik diyaloglara.
Zamanı ben yaratmadım, ben doğmadım her dakika; senede bir alıştım zamanı ileri atmaya
Dili bozuk ten kuramcılarının lâm lekesi olmuş hayat, her defasında tazesini bulmakta zorlanmıyorlar. Belki zor belki hata ama alıştım ben kaçışlara.
Kuytu dediğin ruhta saklı masalların sarayları, konu komşu toplaşmalar eski zamanlarda… şimdi büyük davetler onur konuksuz, ben yakışmadım sindrellanın balkabağı olmaya. İki parmak büyük geldim sırça takunyalara.
Saatim yarımda durmuş, annem öz babam diri, dünya bir cami, evim mermerden avlu, alıştım kader kundaklamalarına...
Bilmem kaçıncı boyutundan kaçıncı boyutuna geçişler yasak bu bölgenin, 1 lira vereyim fikirlerim aydınlansın, alışmadım tıkanışlara
Omzuma yaslıyorum narin başımı, ellerimi yüreğimde gezdiriyorum, alışkanlıklara tebessümü bir borç biliyorum
Hakkımda
- Ad: söğüt .
- Konum: iStAnBuL, Turkey
uzaklardan gelmişim öyle diyorlar, bir gün dönebilsem diyorum...

1 Comments:
:)
Yine hayat aah hayat deyip sineye cekmek gerek,
Yine aci bir tebessumle karislik verip,
Tek soz etmeden susmak gerek...
:)
Yorum Gönder
<< Home